SON DAKİKA
--:--:--

Ümit Özdağ: “Neden İstanbul’da bir Türk kadını tek başına belirli bir saatte metroya, otobüse ya da metrobüse binmekten korksun”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Adana İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında, “Neden İstanbul’da bir Türk kadını tek başına belirli bir saatte metroya, otobüse ya da metrobüse binmekten korksun? Neden genç bir üniversite öğrencisi metrodan çıktıktan sonra 400 metre ilerideki yurduna yürürken kalbi korkuyla atsın ve annesini, babasını aramak zorunda kalsın” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Ümit Özdağ: “Neden İstanbul’da bir Türk kadını tek başına belirli bir saatte metroya, otobüse ya da metrobüse binmekten korksun”

(ADANA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Adana İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında yaptığı konuşmada, “Neden İstanbul’da bir Türk kadını tek başına belirli bir saatte metroya, otobüse ya da metrobüse binmekten korksun? Neden genç bir üniversite öğrencisi metrodan çıktıktan sonra 400 metre ilerideki yurduna yürürken kalbi korkuyla atsın ve annesini, babasını aramak zorunda kalsın” dedi.

Zafer Partisi tarafından Adana İl Başkanlığı tarafından  “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programı düzenlendi. Programda, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Zafer Partisi Kadın, Çocuk ve Aile Başkanı Suzan Küçüksaraç, Zafer Partisi Adana İl Başkanı Ali Oktamış ve Zafer Partisi Adana İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Uygur, birer konuşma yaptı. 

Ümit Özdağ konuşmasında, partisinin beş sene önce kurulduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Zafer Partisi 2021 yılında kurulduğunda Türkiye’de 13 milyon sığınmacı ve kaçak vardı. Bu 13 milyon sığınmacı ve kaçağı sizler çocuklarınızın kursağından kestiğiniz, ayırdığınız paralarla besliyordunuz. Bunların 5 milyonu kayıtlı Suriyeli sığınmacı, 2 milyonu kayıtsız kaçaktı; 2 milyon Afgan ve 2 milyon Afrikalı ile sayı 11 milyona yükseliyordu. Dünyanın 165 ülkesinden, Bangladeş’ten Fas’a kadar gelenlerle de sayı 13 milyonu buluyordu.

Biz ‘Türkiye’de 5 milyon kayıtlı, 2 milyon kayıtsız olmak üzere toplam 7 milyon Suriyeli var’ derken, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı resmi rakam olarak ‘Türkiye’de 3 milyon 700 bin Suriyeli var’ diyordu. Geçtiğimiz ay Türkiye’nin Şam Büyükelçisi, 2011 sonrasında Türkiye’den 15 milyon Suriyeli’nin gelip geçtiğini ve en yüksek noktaya ulaşıldığında Türkiye’de 6 milyon Suriyeli bulunduğunu söyledi. Böylece Türk milletine yıllarca resmi rakamlarla yalan söylendiği ortaya çıktı.

Şimdi biz ‘Sığınmacılar ve kaçaklar vatanlarına dönsün’ dediğimiz zaman dediler ki: ‘Siz bunları ateşin içerisine mi atmak istiyorsunuz? Suriye’de iç savaş devam ederken bunları nasıl geri yollarız?’ İç savaş bitti, Suriyeliler hâlâ burada. Şimdi de ‘Türkiye’de 2 milyon 300 bin kişi kaldı’ diyorlar. Şam Büyükelçisi ise 6 Haziran’da bir açıklama yaparak ‘Artık geri dönüş olmayacak, bunları entegre edeceğiz’ dedi. Yani vatandaşlık verecekler; ‘entegre edeceğiz’ demek bu anlama geliyor. Bir ay sonra İçişleri Bakanı açıklama yaptı: ‘Suriyelilerin geri dönüşü istenmiyor’ dedi. Kim istemiyor? Neden istenmiyormuş? Kime sordunuz? Bunun cevabı yok.

Türkiye’de 777 bin Suriyeli öğrenci varken toplam Suriyeli sayısının 2 milyon 300 bin olması mümkün olabilir mi? Her birinin bir annesi ve bir babası olsa sayı zaten 2 milyon 300 bini aşıyor. Yine doğru söylemiyorlar. ‘Geri yollayacağız’ dediler, yollamadılar. Şimdi ‘Kalacaklar, entegre olacaklar’ diyorlar; yani vatandaşlık verecekler. Peki, bunun bize bedeli ne? Şu ana kadar 144 milyar dolar harcadık. Siz harcadınız. Hani ‘Foncular 20 milyar dolar çaldı’ diye kızıyoruz ya; 144 milyar dolar, 20 milyar dolardan kaç kat daha büyük? Tam 7 kat daha büyük.

“ZAFER PARTİSİ DIŞINDA HİÇBİR PARTİDEN SES YOK”

Üstelik seçimler yaklaşıyor. Anketler yayınlanıyor; ‘Bu parti şu kadar alacak, bu parti bu kadar alacak’ diye… Seçimlere kadar ‘Entegre edeceğiz’ deyip vatandaşlık verirlerse bu anket sonuçları kökten değişmez mi? Biz geçen seçimlerden önce de uyarmamış mıydık? ‘Bakın, verdikleri rakamlar doğru değil; söylediklerinden daha fazla kişiye vatandaşlık verdiler. Gelin bu seçimlerde bir yasa değişikliği yapalım. Türkiye’de 10 yıl kalmamış olan kişiler vatandaşlık aldıktan sonra oy kullanamasın’ dedik. O zaman kendilerine ‘muhalefet’ diyen hiçbir parti bize destek olmadı, yasa değişikliği teklifimizi desteklemedi. Şimdi İçişleri Bakanı ‘Geri dönmeleri istenmiyor’ diyor; hiçbir bakanlıktan, hiçbir partiden ses yok. Şam Büyükelçisi ‘Geri dönmeyecekler, entegre edeceğiz’ diyor; yine Zafer Partisi dışında hiçbir partiden ses yok.”

Ülkede güvenlik sorununun olduğunu ifade eden Özdağ, sözlerine şöyle devam etti:

“Neden İstanbul’da bir Türk kadını tek başına belirli bir saatte metroya, otobüse ya da metrobüse binmekten korksun? Neden genç bir üniversite öğrencisi metrodan çıktıktan sonra 400 metre ilerideki yurduna yürürken kalbi korkuyla atsın ve annesini, babasını aramak zorunda kalsın? Tanınmış bir gazeteci arkadaşımla konuşuyoruz. Dedi ki: ‘Kızım şu üniversiteden mezun oldu. Sonra Avrupa’da şu başkentte yüksek lisans, öbür başkentte de doktora yaptı. O başkentlerdeyken aramadım, endişe etmedim. Ama İstanbul’a gelip sokağa çıkınca ‘Kızım neredesin?’ diye telefon ediyorum.

“BÜTÜN VATANDAŞLARIN GÜVENDE HİSSETTİĞİ BİR TÜRKİYE SÖZÜ VERİYORUZ”

Biz sınırlarında devletin hâkim olduğu, sokaklarında polisin ve jandarmanın hâkim olduğu, kadın erkek bütün vatandaşların kendilerini güvende hissettiği, çetelerin belinin kırıldığı ve baronların hapishanelerde süründüğü bir Türkiye sözü veriyoruz size. Gençlerin güven içinde olduğu, anne babaların çocuklarını okula korkusuzca gönderecekleri bir Türkiye’nin mümkün olduğunu biliyoruz ve böyle bir Türkiye’yi inşa etmek için sizlerin desteğini bekliyoruz.

Şimdi sosyal medyada bir reklam dolaşmaya başladı: İlkokul ve ortaokul çocukları için üretilmiş kurşun geçirmez bir okul çantası! Türkiye’yi bu noktaya getirdiler; insanları bu derece bir korkunun içine sevk ettiler.”

Ülkenin hiçbir konuda iyi yönetilmediğini vurgulayan Özdağ, şunları söyledi:

“Erkekler için de iyi yönetilmiyor, kadınlar için de iyi yönetilmiyor. Bu ülkede 4 milyon uyuşturucu bağımlısı, 2 milyon sanal kumar bağımlısı var. Genç bir akademisyen arkadaşım vardı; çok başarılı, birkaç dil biliyor. Fakat kumar bağımlılığı onu bir felakete sürükledi. Bir gün yanıma geldi; ‘İçeri girdiğinde sen eroine mi, uyuşturucuya mı başladın’ dedim. ‘Yok hocam’ dedi, kumar bağımlılığı da fiziksel olarak aynı yıkımı yaratıp aynı etkiyi yapıyormuş.

“BAĞIMLILIĞI ANADOLU’DAN SİLECEĞİZ”

Biz ‘Tertemiz Türkiye’ projesiyle bu bağımlılığı Anadolu’dan sileceğiz. Uyuşturucu bağımlısı gençlerin anne ve babalarına şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Çocuklarınızı sağlıklı bir şekilde size geri vereceğiz. Çünkü tedaviyi zorunlu hâle getireceğiz; uyuşturucu ve kumar bağımlıları zorunlu tedavi sürecine alınacaklar. Adana’da hepiniz izlediniz; emekli bir polis, oğlunu altı el ateş ederek öldürdü. Bir el değil, altı el ateş etti! Silah kullanmayı bilen biri, bunu yapan bir polis… Bu bireysel değil, toplumsal bir trajedidir. Nasıl ki sığınmacılar konusunda sadece Zafer Partisi’nin net bir politikası varsa, uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele edip bunu kökten kazıma konusunda da Zafer Partisi dışında hiçbir partinin politikası yoktur.

Kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin korkutucu boyutta arttığını söyleyen Özdağ, “Şiddet övgüsünün ve bireysel silahlanmanın arttığını gözlemliyoruz. Çünkü televizyon dizileri aracılığıyla kontrolsüz biçimde şiddeti, hedonist ve zevkçi bir hayatı, çalışmadan zengin olanları, şiddet uygulayarak sonuç alan ama hiçbir hukuki yaptırımla karşılaşmayan mafyayı övüp duruyorlar. Korkunç bir ekonomik buhran halkın yüzde 90’ını fakirleştirirken, yüzde 10’luk kesim ise bu ülkenin zenginliklerini haksız bir şekilde sömürüyor. 16 bin lira dul aylığı alan bir kadın Ankara’da Ulus’taki meyve sebze halinda beni durdurdu. ‘Ben 16 bin lirayla geçiniyorum, eşim vefat etti ve ben kanser hastasıyım. Bana ne yapacağımı söyleyin’ dedi. Benden önce bu kadına ne yapacağını söylemesi gerekenler; fon oynayıp, fon manipülasyonu yapıp bu ülkenin zenginliklerini çalanlardı” ifadelerini kullandı. 

Yorum Yap

Benzer Haberler
Mahmut Arıkan’dan staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına destek: Mağduriyet giderilene kadar gündemde tutacağız
Mahmut Arıkan’dan staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına destek: Mağduriyet giderilene kadar gündemde tutacağız
AFAD’dan Saimbeyli’deki 5,2 büyüklüğündeki depreme ilişkin ön değerlendirme raporu
AFAD’dan Saimbeyli’deki 5,2 büyüklüğündeki depreme ilişkin ön değerlendirme raporu
Mansur Yavaş yarın Mersin’e geliyor
Mansur Yavaş yarın Mersin’e geliyor
YENİ Parti’de il başkanlığı seçimleri… 5 Ekim’e kadar üye olanlar oy kullanabilecek
YENİ Parti’de il başkanlığı seçimleri… 5 Ekim’e kadar üye olanlar oy kullanabilecek
AK Partili Serkan Bayram’dan açıklamalarına ilişkin özür: Maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum
AK Partili Serkan Bayram’dan açıklamalarına ilişkin özür: Maksadını aşan ifadelerimden dolayı haklarını helal etmesini istiyorum
Soma’daki göçükte 5 madencinin ölmesiyle ilgili Bağımsız Maden İş’ten yargılama talebi ve bakanlara istifa çağrısı
Soma’daki göçükte 5 madencinin ölmesiyle ilgili Bağımsız Maden İş’ten yargılama talebi ve bakanlara istifa çağrısı
Termal Şehirden Taze Gündem
Yalova Gündemleri

Gündem Yalova, “Termal Şehirden Taze Gündem” anlayışıyla şehirden yükselen en güncel gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Yalova’nın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.

2026 Yalova Gündemleri © Tüm hakları saklıdır. Yalova Gündemleri