SON DAKİKA
--:--:--

TBMM’de yeni yasama yılı açılış töreni… Numan Kurtulmuş: “Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasete duyulan güveni artırmak için hesap verilebilirliğin şart olduğunu vurgulayarak, “Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Sorumluluğu belirlenenlerin hukuk önünde hesap vermesi, yatırımcının korunması ve yatırımların sürmesi açısından gereklidir. Parlamento olarak denetim kudretimiz yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir” dedi. 

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
TBMM’de yeni yasama yılı açılış töreni… Numan Kurtulmuş: “Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır”

(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasete duyulan güveni artırmak için hesap verilebilirliğin şart olduğunu vurgulayarak, “Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Sorumluluğu belirlenenlerin hukuk önünde hesap vermesi, yatırımcının korunması ve yatırımların sürmesi açısından gereklidir. Parlamento olarak denetim kudretimiz yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir” dedi. 

TBMM’de 28’nci dönemin 5’inci yasama yılı, Genel Kurul’da düzenlenen özel oturumla başladı.

Genel Kurul’da yeni yasama yılının birinci birleşmini açan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet’in kurucularını, şehitleri ve parlamentoda görev yapan vekilleri yad ederek, “Millet mukadderatına dahil kararları birlikte alabilmek siyasal olgunluk ister. Fikirlerimizi açıkça savunurken ortak geleceğimizin mesuliyetini de hep birlikte taşıyacağız. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar, hiç şüphesiz aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü, çok daha kalıcıdır” dedi. 

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a değinen Kurtulmuş, “Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü günümüzde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde Meclis’te Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlük Birleşmesinin Geliştirilmesine Dair Kanun’un 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı. Bu kapı hiç şüphesiz birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, esenliğin ve barışın kapısıdır. Bu yoldaki bütün engelleri tek tek aşarak yolumuza devam edeceğiz. Parlamento tarihimizde ender görülen büyük bir mutabakatı sağlayan siyasi partilere, milletvekillerimize bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Kendi seçmenlerine bu yasayı anlatmak için çaba gösterdiler ve siyasi sorumluluk üstlendiler. Yasama organının önemini küçümseyen kanaatlere çıkardığımız kanunla cevap verdiler.”

“İZLEME KOMİSYONUNDA MECLİSİMİZE ÜÇ SORUMLULUK DÜŞMEKTEDİR”

Kabul edilen düzenlemenin uygulama aşamasına geçildiğini belirten Kurtulmuş, izlenecek hukuki ve idari mekanizmaları şöyle aktardı:

“Şimdi kabul edilen düzenlemenin dikkatle uygulanması aşamasına geçilmiştir. Silahlı örgütün feshi ve silahlarını bırakması bildiğiniz gibi yetkili kurumların teyidine tabidir. Kanunda öngörülen şartların tamamlanması, izlenecek yolun hukuki sigortasıdır. Devletin ilgili birimleri kendi görevlerini yerine getirirken parlamentomuz da millet adına sürecin takibini devam ettirecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulacak izleme komisyonunda siyasi partilerin temsiliyle müşterek sorumluluğu hep beraber devam ettireceğiz. Geldiğimiz safhada Meclisimize üç sorumluluk düşmektedir: İlki kanunun tatbikini kuracağımız izleme komisyonu marifetiyle takip etmektir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsü içerisinde izlemektir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir.”

Terörsüz Türkiye hedefinin bölgesel huzura katkı sunacağını kaydeden TBMM Başkanı Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Bir asır evvel dağılan coğrafyamızın halkları arasında yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı içinde, bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Önümüzdeki merhale, sözümüzle davranışlarımızın birbirini tamamlaması gereken bir süreçtir. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da titizlikle uzak durmalıdır. Geçmişin acıları, yeni husumetlere taşıyan bir dil yerine, evlatlarımızın birlikte yaşayacağı yarınları düşünerek konuşmalı ve hareket etmeliyiz. Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağduyumuzu koruyacağız. Milletimizin ümidini hedef alan aceleci hükümlerden ısrarla ve dikkatle kaçınacağız. Silahın bütünüyle devreden çıktığı ve siyasetin meseleleri serbestçe konuşabildiği zemine emin adımlarla ilerleyeceğiz.”

“YENİ ANAYASA EN ÖNEMLİ ADIMLARIN BAŞINDA GELMEKTEDİR”

Cumhuriyet’in ikinci asrında reform iradesinin canlı ututlması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Değişen ihtiyaçlara cevap vermeyen hükümleri alışkanlık uğruna korumayı sürdüremeyiz. Yasama organı olarak vazifemiz vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek, toplumsal yapımızı güçlendirmek ve sosyal refahı yaygınlaştırmaktır” diye konuştu. Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu çerçevede hiç şüphesiz yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Yeni anayasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz. Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için, milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur.

“ANAYASA’NIN İLK DÖRT MADDESİ ETRAFINDA GEREKSİZ TARTIŞMALAR ÜRETMEDEN ÇALIŞMALARIMIZ YOĞUNLAŞTIRMALIYIZ”

Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve Anayasa’nın ilk dört maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Ayrıca İçtüzük çalışmalarını parlamentomuzun etkinliğini artıracak bir anlayışla ele almak durumundayız. Milletvekillerimizin bilgi ve tecrübesi mutlaka kanun yapımına daha fazla yansıtılmalıdır. Parlamenterlerin söz hakkını koruyan, tekliflerini yeterince tartışmaya açan bir İçtüzük yapılmalıdır. Uzun mesaiyi nitelikli bir neticeye dönüştürecek usuller üzerinde uzlaşmak şüphesiz sorumluluğumuzdur. Öte yandan Siyasi Partiler Kanunu ile seçim mevzuatının yenilenmesi de aynı anlayışla ele alınmalıdır. Parti içi katılımı artıracak ve seçmenle temsilci arasındaki bağı kuvvetlendirecek daha demokratik teklifler müzakere edilmelidir. Çoğulculuğu geliştirecek düzenlemelerde geniş bir konsensüsün sağlanabileceğine inanıyorum.”

“USULSÜZLÜK VE HAKSIZ KAZANÇ İDDİALARI SONUNA KADAR ARAŞTIRILMALI”

“Siyasete duyulan güveni artırmak, siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir” diyen Kurtulmuş, demokrasinin genişlemesi ile “aş ve ekmek” arasındaki bağın daha açık konuşulmasına gerektiğine dikkati çekti. Kurtulmuş, “Çetelere, kamu kaynaklarına el uzatan yapılara ve haksız kazanç düzeneklerine karşı mücadele kuvvetlenir. Bu sayede kurumların hesap verebilirliği hiç şüphesiz ki ekonomide de güveni artıracaktır” dedi. Kurtulmuş, sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin şöyle konuştu:

“Piyasanın demokratikleşmesi ise adil bölüşüm ve fırsatlara eşit erişim üzerinden ele alınmalıdır. Tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşların yaşadığı kaygıları son günlerde dikkatle takip ediyoruz. Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Yargının bağımsız incelemesi sürerken ilgili kurumlar ekonomik güveni koruyacak tedbirleri titizlikle uygulamalıdır. Sorumluluğu belirlenenlerin hukuk önünde hesap vermesi, yatırımcının korunması ve yatırımların sürmesi açısından gereklidir. Parlamento olarak denetim kudretimiz yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir. Milletin malına, emeğine ve geleceğine sahip çıkmak denetim vazifesinin bir gereğidir.”

“28’İNCİ YASAMA DÖNEMİNDE FİLİSTİN İÇİN 9 KEZ KARAR ALINDI”

Konuşmasının son bölümünde Filistin davasına, İsrail saldırganlığına ve Meclis bünyesinde alınan kararlara yer veren Kurtulmuş, verileri ve Konya’daki dostluk maçını hatırlatarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu çerçevede Gazze’den başlayarak çevre ülkelere yayılan İsrail saldırganlığı ve yayılmacılığı bölge halklarının geleceğini tehlikeye atmaktadır. Filistinlilerin topraklarından koparılmasına ve açlığa mahkum edilmesine karşı sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz. Uluslararası hukukun ayrımcı politikasına itirazımızı sürdüreceğiz. İnsanlığa karşı işlenen suçların sorumlularından uluslararası yargı mercilerinde hesap sorulması yönündeki çabaları sürdüreceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasını sağlayacak iki devletli çözümü sonuna kadar, her ne pahasına olursa olsun destekleyeceğiz.

7 Ekim olaylarından bu yana 28. Dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi; Filistin ile ilgili yaşanan insanlık dışı suçlara ve İsrail’in saldırganlığına karşı 9 kez Başkanlık Tezkeresi ya da Meclis’teki partilerin ortak kararlarıyla karar almış ve bu kararlar ittifakla alınmıştır. Bundan dolayı siyasi parti gruplarımıza ve bütün milletvekili arkadaşlarımıza Filistin davasına verdikleri bu büyük destek dolayısıyla ve Filistin halkıyla sergiledikleri açık dayanışma dolayısıyla bir kez daha tebriklerimi, şükranlarımı ifade ediyorum. Biz de buradan diyoruz ki: Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeye Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak asla vazgeçmeyeceğiz, asla bırakmayacağız.

“MİLLETİN OYLARININ YÜZDE 95’İ BU PARLAMENTODA TEMSİL EDİLİYOR”

Dünyanın en yoğun çalışan parlamentoları arasında yer aldığımızı bir kere daha hatırlatmak isterim. Emeğinizin hakkını vermek, çalışma düzenimizin verimliliğini artıracak adımları hep birlikte atmayı gerektiriyor. Fedakarca yürütülen faaliyetlerin birkaç tartışmanın gölgesinde kalmasına asla müsaade etmemeliyiz. Fikirlerimizi kararlılıkla savunalım, tamam, fakat karşı görüşü de dikkatle dinlemeyi başarabilelim. Söz hakkına riayet ederken incitici ifadelerin ve kavga görüntülerinin sözümüzün ağırlığını zedelemesine lütfen fırsat vermeyelim. Milletin oylarının yüzde 95’inin temsil edildiği bu parlamento öylesine büyük bir temsil gücüne sahipken, geniş bir toplumsal dayanağa ve tüm meseleleri konuşma imkânına da sahip olduğunu unutmayalım.

“YENİ ANAYASA VE YASAL DÜZENLEMELER İÇİN ÖNÜMÜZDE YETERLİ SÜRE VAR”

Milli menfaatler etrafında müşterek hareket edebildiğimizi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında net bir şekilde ortaya koyduk. Hele yasanın 467 gibi görülmemiş bir mutabakatla kabul edilmesi, bundan sonra ortak meselelerde ortak fikirler geliştirebileceğimizin de en somut ispatıdır. Şimdi yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası çalışmalarında da benzer bir mutabakatla netice alınabileceğine yürekten inanıyorum. Bu çalışmaların gerçekleştirilmesi için önümüzde yeterli bir süre vardır, yeter ki aynı iradeyi, kararlılığı ve iyi niyeti gösterelim. Bu yasama yılında yapacağımız çalışmalarla ülkemizin önünü açmaya devam edelim. Başta terörsüz Türkiye olmak üzere tüm alanlarda Rabb’im bize başarıyla sonuç almayı nasip etsin. Böylece Meclisimizin sadece güncel siyasi gündemi takip etmenin ötesinde, gelecek nesillere tüm bu demokratik gelişmeleri, huzuru ve refahı miras bırakmasına şahit olalım.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
AK Partili Serkan Bayram: “Fon krizinde kim varsa, ucu kime dokunursa dokun­sun hesap vermeli”
AK Partili Serkan Bayram: “Fon krizinde kim varsa, ucu kime dokunursa dokun­sun hesap vermeli”
Özgür Özel’den T24’e dayanışma ziyareti… “Ümit ederiz ki basın tarihine kara leke olarak geçecek bu kapatma kararından dönülür”
Özgür Özel’den T24’e dayanışma ziyareti… “Ümit ederiz ki basın tarihine kara leke olarak geçecek bu kapatma kararından dönülür”
Mustafa Destici’den “fon krizi” değerlendirmesi: “Sorumluluk makamındaki kişiler süreci görüp de sessiz kaldılarsa büyük suç”
Mustafa Destici’den “fon krizi” değerlendirmesi: “Sorumluluk makamındaki kişiler süreci görüp de sessiz kaldılarsa büyük suç”
Bakan Güler: “Bölgemizdeki durumları göz önünde bulundurarak ‘Hazır ol cenge’ demekten başka şansımız yok”
Bakan Güler: “Bölgemizdeki durumları göz önünde bulundurarak ‘Hazır ol cenge’ demekten başka şansımız yok”
Tülay Hatimoğulları’ndan “fon krizi” değerlendirmesi: “Kimin ne ilişkisi varsa açığa çıkarılmalı, yargılanmalı”
Tülay Hatimoğulları’ndan “fon krizi” değerlendirmesi: “Kimin ne ilişkisi varsa açığa çıkarılmalı, yargılanmalı”
Erişim engellemelerini takip eden EngelliWeb’in X hesabı da erişime engellendi
Erişim engellemelerini takip eden EngelliWeb’in X hesabı da erişime engellendi
Termal Şehirden Taze Gündem
Yalova Gündemleri

Gündem Yalova, “Termal Şehirden Taze Gündem” anlayışıyla şehirden yükselen en güncel gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Yalova’nın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.

2026 Yalova Gündemleri © Tüm hakları saklıdır. Yalova Gündemleri