TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’na sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Akıllı İşaretler sistemine “10+” ve “16+” gibi yeni yaş kategorileri ile “bağımlılık” ve “uygunsuz dil” sembollerinin ekleneceğini açıkladı. Komisyonda paylaşılan araştırmada RTÜK verilerine göre, gençlerin günlük televizyon izleme süresi 7 yılda 2 saat 51 dakikadan 40 dakikaya gerilerken, günlük ortalama 3 saat 24 dakika ile en çok zaman ayrılan mecra sosyal medya oldu. Ayrıca araştırmaya katılan gençlerin yüzde 88,1’i sosyal medyaya yasal yaş sınırı getirilmesini talep etti.
Haber: Erva GÜN
(TBMM) – TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’na sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Akıllı İşaretler sistemine “10+” ve “16+” gibi yeni yaş kategorileri ile “bağımlılık” ve “uygunsuz dil” sembollerinin ekleneceğini açıkladı. Komisyonda paylaşılan araştırmada RTÜK verilerine göre, gençlerin günlük televizyon izleme süresi 7 yılda 2 saat 51 dakikadan 40 dakikaya gerilerken, günlük ortalama 3 saat 24 dakika ile en çok zaman ayrılan mecra sosyal medya oldu. Ayrıca araştırmaya katılan gençlerin yüzde 88,1’i sosyal medyaya yasal yaş sınırı getirilmesini talep etti.
TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyonda bugün, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) temsilcileri sunum yaparak, komiyon üyelerini bilgilendirdi.
Komisyonda sunum yapan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, dijitalleşmenin çocukların bilgiye erişmesini, öğrenmesini ve kendilerini ifade etmesini önemli ölçüde kolaylaştırdığını, ancak dijital platformlar, sosyal medya uygulamaları, video paylaşım siteleri ve çevrim içi oyunların çocuklar açısından yeni risk alanları oluşturduğunu belirtti.
Şiddet içerikleri, siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon ve yaşlarına uygun olmayan yayınların çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Daniş, algoritmik öneri sistemlerinin de çocukların karşılaştığı içeriklerde belirleyici olduğuna dikkati çekti.
Bu nedenle çocukların dijital ortamda korunmasının yalnızca ailelere bırakılabilecek bireysel bir mesele olmadığını kaydeden Daniş, “Bu konu, kamu kurumlarının, yayıncıların, teknoloji şirketlerinin, eğitim camiasının ve toplumun ortak sorumluluğudur” dedi.
AKILLI İŞARETLER SİSTEMİ GÜNCELLENİYOR
Çocukların korunmasına yönelik en önemli araçlardan birinin Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi olduğunu söyeleyen Daniş, sistemin programların taşıyabileceği zararlı içerikler ile hangi yaş grubuna uygun olduğu konusunda izleyicileri yayın öncesinde bilgilendirdiğini ifade etti.
Üst Kuruldan lisanslı dijital platformlarda da kullanılması zorunlu olan sistemin, dijital yayıncılığın değişen ihtiyaçlarına uygun şekilde akademisyen ve uzmanlardan oluşan bir heyet tarafından güncellendiğini aktaran Daniş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kısa zaman içerisinde uygulamaya başlayacağımız yeni koruyucu sembol sisteminde şiddetin türleri, ayrımcılık, intihar gibi isteğe bağlı yayın hizmetlerine özel yazılı uyaranlar geliştirildi. Çocukların korunmasına yönelik kriterler güçlendirildi, savunmasız gruplara yönelik koruma yaklaşımı genişletildi. Günümüzde çocuklar için önemli bir sorun olan zorbalık ilk kez çok boyutlu şekilde ele alındı. Kumar gibi davranışsal bağımlılık, uyuşturucu gibi madde kullanımına ve dilin doğru kullanımına özen gösterilerek ‘bağımlılık ve uygunsuz dil’ olmak üzere iki yeni içerik sembolü eklenmesi planlanmaktadır. Ayrıca yaş kategorilerine de 10+ ve 16+ sembollerinin eklenmesi ve çocuklara yönelik olumsuz içerik taşıyan yayınların yayınlanma saatlerinin yeni semboller ışığında yeniden düzenlenmesi yapılacaktır. Böylece hem içeriklerin daha doğru sınıflandırılmasını hem de ailelerin daha bilinçli tercihler yapabilmesini hedefliyoruz.”
314 BİLGİLENDİRİCİ PROGRAM YAYIMLANDI
Çocukların korunmasının yalnızca teknik tedbirlerle mümkün olmadığını belirten Daniş, RTÜK’ün Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması, Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması, Televizyon Yayınlarında Şiddet Araştırması ile Çocukların Yeni Medya Kullanım Alışkanlıkları ve Siber Zorbalık Araştırması gibi çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Daniş, son dönemde 314 bilgilendirici ikame programın yayımlanmasını sağladıklarını, çocukların korunmasına yönelik 26 kamu spotu hakkında tavsiye kararı verdiklerini, RTÜK Medya ve Çocuk Dergisi ile çocuklara ve ailelere medya okuryazarlığı, dijital güvenlik ve bilinçli ekran kullanımı konularında rehberlik ettiklerini ifade etti.
SON BEŞ YILDA 454 İDARİ YAPTIRIM UYGULANDI
Gençlerin dijital risklere karşı güçlendirilmesini kurumlar arası iş birlikleriyle de desteklediklerini ifade eden Daniş, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamındaki Safe-You Projesi’nde sosyal ortak olarak yer aldıklarını ve akran eğitimi modeliyle gençlerin dijital güvenlik, dijital vatandaşlık ve siber farkındalık alanlarında bilinçlenmesine katkı sunduklarını söyledi.
Şiddeti özendiren, suçu ve suç örgütlerini meşrulaştıran, müstehcenlik veya ayrımcılık içeren ve çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilecek yayınlara karşı 6112 sayılı Kanun çerçevesinde denetim ve yaptırım süreçlerinin sürdürüldüğünü belirten Daniş, “Çocuklara karşı genel ahlaka aykırılık, dilin kaba kullanımı, bağımlılık riski içeren yapımlar, suç, şiddet ve istismar içeriklerinden dolayı son beş yılda 454 kez idari yaptırım uygulanmıştır. Uygulanan idari para cezalarının toplamı 344 milyon 744 bin liradır” diye konuştu.
“AMACIMIZ ÇOCUKLARI DİJİTAL DÜNYADAN UZAKLAŞTIRMAK DEĞİL”
Algoritmik şeffaflığın artırılması, yaş güvencesi sistemlerinin geliştirilmesi, ebeveyn kontrol araçlarının güçlendirilmesi ve çocuk hakları etki değerlendirmelerinin yaygınlaştırılmasının önümüzdeki dönemin temel çalışma alanları arasında yer alması gerektiğini belirten Daniş, şu değerlendirmede bulundu:
“RTÜK olarak amacımız çocukları dijital dünyadan uzaklaştırmak değil, dijital dünyanın sunduğu imkânlardan güvenli, bilinçli, dengeli ve haklarına uygun biçimde yararlanmalarını sağlamaktır. Çocuklar için güvenli bir dijital gelecek ancak kamu kurumlarının, ailelerin, eğitim camiasının, yayıncıların, teknoloji şirketlerinin ve uluslararası kuruluşların ortak sorumluluk anlayışıyla mümkün olacaktır. Bu anlayışla koruyucu yayıncılık yaklaşımımızı geliştirmeye, medya okuryazarlığını güçlendirmeye, nitelikli içerikleri desteklemeye, teknolojik denetim kapasitemizi artırmaya ve çocuklarımız için daha güvenli bir dijital gelecek oluşturmak üzere iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz.”
RTÜK BAŞKAN YARDIMCISI GÜLER, GÜNCEL VERİLERİ AÇIKLADI
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, komisyonda yaptığı sunumda Türkiye’deki gençlerin medya kullanımı ve dijital okuryazarlık düzeyine ilişkin araştırmanın verilerini paylaştı. Araştırma verilerine göre, gençler arasında sosyal medya en çok kullanılan ve zaman ayrılan mecra olarak öne çıktı. Gençlerin mecralara göre günlük ortalama kullanım süreleri ve haftalık kullanım oranları sosyal medyada ortalama 3 saat 24 dakika kullanım ile ilk sırada yer alırken, gençlerin yüzde 89,2’si son bir hafta içinde sosyal medya kullandığını belirtti.
İsteğe bağlı yayın platformları ve dijital yayınların günlük ortalamanın 58 dakika izlenirken, gençlerin yüzde 65’i yani her 10 gençten 6’sı dijital yayın platformlarını aktif olarak takip etti. Televizyonun günlük izleme süresi ise 40 dakikaya gerilerken ençlerin yüzde 77,4’ü TV izlediğini ifade etti.
Kullanım süresi ve oranı en düşük olan mecra ise radyo oldu. Gençlerin yüzde 28,9’i son bir haftada radyo dinlediğini söylerken, günlük ortalama 38 dakika radyo dinlendi.
TV İZLEME SÜRESİ 7 YILDA 3 SAATTEN 40 DAKİKAYA GERİLEDİ
Yıllara göre televizyon izleme alışkanlıkları incelendiğinde 2018 yılında gençlerin günlük ortalama 2 saat 51 dakika olan televizyon izleme süresi 2020’de 2 saat 5 dakikaya, 2022’de 1 saat 40 dakikaya ve 2025 yılı verilerine göre 40 dakikaya kadar düştü.
Benzer bir gerileme radyo dinleme sürelerinde de görüldü. 2009 yılında 3 saat 25 dakika olan günlük ortalama radyo dinleme süresi, 2019’da 54 dakikaya, 2025’te ise 38 dakikaya geriledi.
HER 10 GENÇTEN 9’UNUN SOSYAL MEDYA HESABI VAR
Sosyal medya kullanımına bakıldığında gençlerin yüzde 89,2’sinin en bir sosyal bir medya hesabı bulunduğu ortaya kondu. Sosyal medya hesabı olan gençlerin yüzde 75’i profillerini gizli/özel tutarken, yüzde 25’inin yaklaşık her 10 gençten 2’sinin profili herkese açık durumda yer aldı.
GENÇLERE GÖRE SOSYAL MEDYANIN EN OLUMSUZ YANİ: “GERÇEK HAYATTAN UZAKLAŞMA”
Gençlerin birincil haber alma kaynaklarında sosyal medya yüzde 82,4 ile ilk sırada yer alırken, internet haber siteleri yüzde 75,6, televizyon ise yüzde 53,7 oranında tercih edildi.
Araştırmada gençlere yöneltilen “Sosyal medyanın en olumsuz yanı nedir?” sorusuna verilen yanıtlarda, gerçek hayattan uzaklaşma yüzde 30,1, siber zorbalık ve şiddet yüzde 18,5, dezenformasyon ve yalan haber yüzde 13,6, zengin ve gösterişli hayatlara özenme yüzde 12,8, estetik ve vücut algısı sorunları yüzde 9,7, alışveriş bağımlılığı yüzde 4,9 oranında yer aldı. Sosyal medyanın olumsuz bir yanının olmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 6,1 oldu.
Dijital okuryazarlık düzeyi incelendiğinde, gençlerin yüzde 57,2’si yüksek, yüzde 28,9’u orta, yüzde 13,9’u ise düşük seviyede yer aldı. Ayrıca araştırmaya katılan gençlerin yüzde 88,1’i sosyal medyaya yaş sınırı getirilmesi gerektiğini ifade ederken, önerilen ortalama yaş sınırı 16 olarak kaydedildi.
Gündem Yalova, “Termal Şehirden Taze Gündem” anlayışıyla şehirden yükselen en güncel gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Yalova’nın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap