SON DAKİKA
--:--:--

Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu Ankara’dan ses yükseltti: Ailem yerle bir oldu

Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davasına ilişkin “adalet” isteyen “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” Ankara’da açıklama yaptı. Baba Arif Güran, “Reyting uğruna benim ailemi yok ettiniz. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın İçişleri Bakanı’na, Sayın Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum. Diyarbakır’da zulüm var” diyerek adalet talebini yineledi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu Ankara’dan ses yükseltti: Ailem yerle bir oldu

Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Dursun ALKAYA

(ANKARA) – Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davasına ilişkin “adalet” isteyen “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” Ankara’da açıklama yaptı. Baba Arif Güran, “Reyting uğruna benim ailemi yok ettiniz. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın İçişleri Bakanı’na, Sayın Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum. Diyarbakır’da zulüm var” diyerek adalet talebini yineledi.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde katledilen Narin Güran ile ilgili davada, Güran ailesinin “adalet arayışı” Ankara Ulus Meydanı’nda devam etti. Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu, dosyanın tekrar incelenmesi, faillerin tamamen açığa çıkarılması ve hak ettikleri cezayı alması talebiyle yetkililere seslendi.

Narin Güran’ın ağabeyi Baran Güran yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Biliyorsunuz, bundan neredeyse 2 yıl önce, 21 Ağustos’ta benim kız kardeşim komşu tarafından katledildi. Ardından maalesef bazı gazeteciler ve sosyal medya kullanıcıları ailemizi medyaya ve topluma öyle bir şekilde gösterdiler ki sanki bizler vahşi, her ay kızlarımızı, çocuklarımızı öldürüp komşulara teslim eden bir aileymişiz gibi gösterildik. Bizler kendi çocuklarımız arasında kız erkek ayrımı yapmayız. Bizim için hepsi eşittir. Maalesef toplumsal bir facia olduğu için şu an Güran soy ismini taşıyan hiçbir çocuk okula gidemiyor. Narin’le birlikte ailesi de belki 20 yıl sonrasına kadar etkilendi. Bu aileye doğacak kız çocuklarının da erkek çocuklarının da hakkına girdiler.”

“BURADA BİR ADALETSİZLİK VAR, BİR ZULÜM VAR”

Avukat Levent Mazılıgüney dosyaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

“Daraltılmış baz diye bir şey yoktur. Bu tamamen uydurmadır. Ve buna dayanarak bir hüküm verildiyse bu adaletsizliktir. Adaletsizlik de zulümdür. Burada dolayısıyla bir zulüm yaşanıyor. Dijital delillerle ilgili bir zulüm yaşanıyor. Adaletsizlik zulümdür. Bu zulme karşı çıkmak zorundayız. Zulmün karşısında durmak zorundayız. İnsanlar kendilerini nasıl savunacak? Bir kişi hukuken güvende değilse hiç kimse güvende değildir. Bu nedenle buna ortak bir ses çıkarmak zorundayız. Ben hukukçu olduğum için siyasilere seslenmiyorum. Çünkü siyasetin güdümünde bir yargı istemiyorum. Ama bu dosya şu an Anayasa Mahkemesi’nin önündeyse, Anayasa Mahkemesi üyeleri bu dosyayı bir çözüme kavuşturmadan rahat uyumamalı, gözlerine uyku girmemeli. Burada bir adaletsizlik var, burada bir zulüm var. Çok sayıda hak ihlali yapıldı. Dolayısıyla burada olması gereken, bir an evvel Anayasa Mahkemesi’nin bu dosyayı gündemine alması, ihlal kararı vermesi ve ihlal kararı verdikten sonra yapılacak yeniden yargılamada adalete uygun, hakkaniyete uygun bir yargılama yapılmasıdır.

Gazeteci Hilal Seven, Narin Güran cinayetine ilişkin yaptığı çalışmaları anlatarak, şöyle konuştu: 

“Yanlış olduğunu düşünen herkesin davayı hiç anlamadığını, hiç okumadığını, tek kelime açıp iddianameye dair bir cümle bile okumadığını fark ettim. Gazeteciler, avukatlar dahil. Bu davayla ilgili Adalet Bakanlığı’nda Adalet Bakan Yardımcısı’yla röportaj yaptım. Daha sonra faili meçhul cinayetler biriminin başına atanan, ismini vermek istemediğim bir yetkiliyle özel röportaj yaptık. Bakanlık düzeyinde görüşmeler yaptık. Fark ettim ki Cumhuriyet Başsavcıları bile benim kadar dosyaya vakıf değiller. O kadar kötü bir durumdayız ki bu vatandaşın suçu değil. Kimseyi suçlamak istemiyorum. Halkımız, kendisine nasıl bilgiler servis ediliyorsa, bunları itibarlı gazetecilerden aldığında elbette ikna olmak durumunda. Fakat gazetecileri, meslektaşlarımı, hukukçuları, bilirkişileri ve bu davada karar verici mekanizmada olan kişileri hakikaten esefle kınıyorum.”

Baba Arif Güran ise 2 yıldır adalet arayışlarının sürdüğünü vurgulayarak, şöyle konuştu: 

“Narin’in hakkı Bakan Tunç’un, Selçuk Yıldırım’ın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın, bu soruşturmayı yapan üç savcının elindedir. Narin’in hakkı yerdedir. Herkes senaryo kuruyor. Dini, imanı, vicdanı, merhameti olan insanlar, sizler bizleri yerle bir ettiniz. Kendi kürsülerinizde oturarak, çaylarınızı, kahvelerinizi içerek benim ailemi yok ettiniz. Bu adaletsizlik, bu zulüm nereye kadar devam edecek? Meydanlarda haykırıyoruz ama bizi dinleyen, bizi çağıran yok. Narin’i defnettikleri zaman, Narin’in annesini ambulansla köyden alıp karakolda 6 gün boyunca işkence yaptılar. Sayın İçişleri Bakanı, neredesiniz? Buradan İçişleri Bakanı’na sesleniyorum. O karakolda 6 gün boyunca bunların dişleri çekildi. Bu insanların tırnakları çekildi.

Sayın Adalet Bakanı, siz bu dosyayı bilmiyor musunuz? Ne kadar zulüm, ne kadar haksızlık olduğunu bilmiyor musunuz? Neredesiniz? Çekirdek ailem yerle bir oldu. Benim ailemin hesabını kim soracak? Sayın İçişleri Bakanı, Jandarma sizin elinizde. Oraya niye bir soruşturma çıkarmıyorsunuz? Bizler yalan atıyorsak suratımıza tükürün, söyleyin ki ‘Sizler yalan atıyorsunuz’. Bir tane ulusal UKB raporu diye bir sahtekârlıkla Narin’in 55 saniyede o tepeye çıktığını söylüyorlar. Bir sporcu 55 saniyede oraya çıkıyorsa demek ki sen haklısın. ‘Daraltılmış baz’ dediğiniz ucube rapor, zamanında Bakan Tunç’un ‘adım adım, oda oda’ dediği şekilde benim ailemi yok etti. Bunun vebalini kim verecek? Eminim ki Cumhurbaşkanı bu konuları bilmiyor. Eğer bugün Tavşantepe köyünde olan zulmü bilseydi, zulme engel olurdu. Bu ülkede aile kavramına sahip çıkacak tek liderdir. Ama gölgesine yetişemiyoruz. 

“REYTİNG UĞRUNA BENİM AİLEMİ YOK ETTİNİZ”

Buradan bütün yetkililere rica ediyorum. Benim ailem yok oldu. Bunun vebalini kim verecek? Görevi bırakıp giden Bakan Tunç mu verecek? Ali Yerlikaya mı verecek? Kim verecek? İstisnafa müdahale eden Mehmet Yılmaz mı verecek? Kim verecek bunun hesabını? Mehmet Yılmaz dosyaya müdahale etmiştir. Bu hukuksuzluk, bu adaletsizlik nereye kadar gidecek? 24 saat televizyonlarda çıkıp hukukun şerefini konuşan hukukçular, neredesiniz? Hukukun bir şerefi vardır. O hukuku da ayaklar altına aldınız. Reyting uğruna benim ailemi yok ettiniz. Ben sadece buradan Sayın Cumhurbaşkanı’na, Sayın İçişleri Bakanı’na, Sayın Adalet Bakanı’na çağrıda bulunuyorum. Diyarbakır’da zulüm var. Ve bu zulmü yapanlardan bir tanesi de Diyarbakır Barosu’ndan Nail Eren’in ta kendisidir. 60 tane baro başkanını o mahkemeye çağıran ve 300 tane avukat o vahşinin avukatlığını yaptı.”

Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu Sözcüsü Ömer Aydın da Narin Güran cinayeti sonrası yürütülen soruşturma sürecinde gerçek fail yerine Güran ailesinin hedef alındığını savundu. Aydın, ailenin organize suç örgütü gibi gösterdiğini, Narin’in 19 gün boyunca kayıp olduğu süreçte ailenin yüzlerce iftira ve sahte ihbara maruz kaldığını öne sürdü. Bazı gazeteciler, sosyal medya kullanıcıları ve kamu görevlilerinin kamuoyunu yalan bilgilerle yönlendirdiğini iddia eden Aydın, somut delil bulunmadan toplumun ailenin suçlu olduğuna inandırıldığını söyledi. Aydın, aile fertlerine verilen cezaların ardından gerçek failin göz ardı edildiğini, masum bir ailenin toplumun önüne kurban olarak atıldığını ve oluşturulan bu algının hâlâ devam ettiğini savundu.

Aydın, Narin Güran davasında kamuoyunun yalan bilgilerle yönlendirildiğini ve Güran ailesine yönelik bir itibar suikastı yapıldığını ileri sürdü. Aydın, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran’ın masum olmalarına rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını, gerçek fail olduğunu öne sürdüğü Nevzat Bahtiyar’ın ise hak ettiği cezayı almadığını iddia etti. 

“DOSYA ADETA ALELACELE ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR”

Aydın şu iddialarda bulundu: 

“Türkiye’nin kalbinden ekran başındaki milyonlara sesleniyoruz. Narin Güran davasıyla ilgili dinlediğiniz şeylerin çoğu yalanlardan ibaretti. Sahte ihbarlar, uydurma olay örgüleri, televizyonlarda yalanlar üzerine saatlerce yorum yapan analizciler, dedikodu kazanını kaynatan sosyal medya trolleri ve hatalarının üzerini örtmeye çalışan JASAT yetkilileri, bürokrasideki bazı kilit isimlerin marifetiyle toplumu bu aileye karşı kışkırttılar ve yargıyı da baskı altına aldılar. Adalet Bakanlığı’na, Anayasa Mahkemesi’ne ve devlet büyüklerimize sesleniyoruz: Kamuoyu baskısından, sosyal medya mahkemelerinden ve reyting avcısı medyanın oluşturduğu sahte öfkeden korkarak adalet tesis edilmez. Binlerce sayfalık dosyadan oluşan bu davada ilk derece mahkemesi 3 ayda 3 ağırlaştırılmış müebbet verdi. 3 ayda birçok aile üyesine hapis cezası verdi. Bunun ardından İstinaf Mahkemesi yine 3 ayda bu cezayı onadı. Bu, İstinaf Mahkemesi Başkanının itirazı ve 14 maddelik muhalefet şerhine rağmen gerçekleşti. Ve aynı dosya jet hızıyla Yargıtay’ın da onayından geçti. Ailenin masumiyetini ispatlayan raporlar, bu kısacık zaman sebebiyle yargılamaya yetişmemiş ve bu dosya adeta alelacele örtbas edilmeye çalışılmıştır.

“BİRÇOK DELİL AİLENİN MASUM OLDUĞUNU İSPATLAMAKTADIR”

Ancak sonrasındaki süreçte DARA-2 üssünün iyileştirilmiş görüntüleri, Narin’in evine hiç gidemeden tam Nevzat Bahtiyar’ın evinden patikaya gelen biri tarafından önünün kesildiğini ve Narin’in Nevzat Bahtiyar’ın ahırına götürüldüğünü ortaya çıkarmıştır. Ailenin telefonlarının imaj kayıtları ortaya çıkmıştır ve tam cinayet dakikalarında günlük rutine uyan fatura ödemeleri, sosyal medya ve internet kullanımları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu da bu cinayeti işlemedikleri kanaatini kesinleştirmiştir. Ayrıca zaten ifadelerini sürekli değiştiren, tutarsız ve çelişkili beyanları olan Nevzat Bahtiyar’ın telefonu tam cinayet dakikalarında, Narin’in bedeni dereye bırakılana kadar hiç kullanılmamıştır. Bu da Nevzat Bahtiyar’ın bu cinayetin şüphelisi olduğuna dair kanaati güçlendirmiştir. Adımsayar ve benzeri birçok delil ailenin masum olduğunu ispatlamaktadır. Tüm bunlara rağmen yargı mekanizması, iftiracı pedofili bir kişinin beyanlarını ve tutarsızlığı ile yanlışlığı ispat edilebilen uydurma bir daraltılmış baz raporunu esas alarak karar vermiştir.

“YETKİLİLERİ DOSYAYI YENİDEN İNCELEMEYE DAVET EDİYORUZ”

Ailenin lehine olan delillerin toplanmasını, raporların hazırlanmasını beklenmemiş; ailenin lehine olan delilleri göz ardı ederek acılı bir anneyi, amcayı ve ağabeyi ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etmiştir. Soru şu: Bu hukuk katliamının hesabını kim verecek? Sayın Adalet Bakanımızı, Anayasa Mahkemesi’ni ve bu dosyada elini taşın altına koyması gereken tüm yetkilileri, bu dosyayı baştan aşağıya siyasi ve sosyal baskılardan arınmış bir şekilde yeniden incelemeye davet ediyoruz. Göreviniz hukukun evrensel ilkelerine göre karar vermektir. Bu hukuk katliamına derhal dur deyin.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun tutukluluğunun 300. gününde “Adalet Yürüyüşü” düzenlendi
Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun tutukluluğunun 300. gününde “Adalet Yürüyüşü” düzenlendi
Yuvamız İstanbul’da mezuniyet coşkusu
Yuvamız İstanbul’da mezuniyet coşkusu
Kadıköy’de “Özgürlük Buluşması” gerçekleştirildi… Kayhan Ayhan:  Gazetecilikten taviz vermeyeceğiz
Kadıköy’de “Özgürlük Buluşması” gerçekleştirildi… Kayhan Ayhan: Gazetecilikten taviz vermeyeceğiz
Akın Gürlek’in eşine yönelik eylem hazırlığı iddiasıyla gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı
Akın Gürlek’in eşine yönelik eylem hazırlığı iddiasıyla gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı
CHP Sözcüsü Sarı: Ahmet Telli’nin cenaze töreninde Kılıçdaroğlu’nun çelenginin alınmamasının aileyle ilgisi yok, Genel Başkanımız aileyi ziyaret edecek
CHP Sözcüsü Sarı: Ahmet Telli’nin cenaze töreninde Kılıçdaroğlu’nun çelenginin alınmamasının aileyle ilgisi yok, Genel Başkanımız aileyi ziyaret edecek
Akın Gürlek’ten Kızılay’a 150 bin TL bağış
Akın Gürlek’ten Kızılay’a 150 bin TL bağış
Termal Şehirden Taze Gündem
Yalova Gündemleri

Gündem Yalova, “Termal Şehirden Taze Gündem” anlayışıyla şehirden yükselen en güncel gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Yalova’nın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.

2026 Yalova Gündemleri © Tüm hakları saklıdır. Yalova Gündemleri