Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, Anıtpark’taki “78 Can İçin Adalet Nöbeti”nin ikinci gününde ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Yangında oğlunu kaybeden Zeynep Kotan, “Devletin kurumları nasıl bizim canlarımızı koruyamadıysa, şimdi de adaletimizi sanırım koruyamıyorlar. Ve hepsini korumak bize düşüyor” dedi. Yangında kızı, damadını ve torunlarını kaybeden Şaban Filiz, adaleti vatandaşın değil, devletin araması gerektiğini belirterek, “Ben 60 seneye yakın ticaretle uğraşıyorum ve yıllardan beri büyük vergiler veriyorum bu ülkeye. Ama yazıklar olsun ki bizi böyle adaleti aramak için bunların peşinde koşuyoruz” diye konuştu.
Haber: Mehmet OFLAZ – Kamera: Ünal AYDIN
(ANKARA) – Bolu Grand Kartal Otel yangınında oğlunu kaybeden Zeynep Kotan, “Devletin kurumları nasıl bizim canlarımızı koruyamadıysa, şimdi de adaletimizi sanırım koruyamıyorlar. Ve hepsini korumak bize düşüyor” dedi. Yangında kızı, damadını ve torunlarını kaybeden Şaban Filiz, adaleti vatandaşın değil, devletin araması gerektiğini belirterek, “Ben 60 seneye yakın ticaretle uğraşıyorum ve yıllardan beri büyük vergiler veriyorum bu ülkeye. Ama yazıklar olsun ki bizi böyle adaleti aramak için bunların peşinde koşuyoruz” diye konuştu.
Bolu Grand Kartal Otel yangınında yakınlarını kaybeden aileler, “Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi” talebiyle Ankara Anıtpark’ta düzenledikleri “78 Can İçin Adalet Nöbeti”nin 2. gününde nöbetlerine devam ediyor.
Yangında yakınlarını kaybeden aileler, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Yangında kızını, damadını ve iki torununu kaybeden Ayşe Ekici, gözyaşları içinde, “Benim çocuklarım kül halinde geldiler” dedi.
Yangında eşi, eniştesi ve iki yeğenini kaybeden Zafer Ekici de yakınlarını son kez göremediklerini vurgulayarak, “Hiçbir şekilde son konuşmalarımızı, son vedamızı yapamadan kül halde, kül olmuş halde biz teslim aldık. Onları göremedik. Teslim alıp almadığımızı da bilmiyoruz. Bize ne verildiğini de bilmiyoruz tabut olarak. Bu muamma ile yaşıyoruz şu an” diye konuştu.
“BAKANLIKLARIN BİR AN ÖNCE YARGILANMA SÜRECİNİN BAŞLAMASINI İSTİYORUZ”
Kartalkaya faciasını unutturmamak adına her şeyi yapacaklarını söyleyen Ekici, şunları kaydetti:
“Artık bizim canlarımız zaten geri gelmeyecek. Bunu biz çoktan kabullendik. Ama bir daha bu olayların yaşanmaması için, bizi hayata bağlayan şey bu. Bu olayların yaşanmasını istemiyoruz. Kız çocuklarının, bebeklerinin, erkek çocuklarının, ablalarımızın, abilerimizin, annelerimizin böyle pisi pisine canlarını kaybetmesini istemiyoruz tekrardan. Amacımız bu. Artık görünmek istiyoruz. Bakanlıkların da bir an önce yargılama sürecinin başlamasını istiyoruz. Biz vazgeçmeyeceğiz. Bugün burada oluruz, yarın Bolu’da oluruz, öbür gün İstanbul’da oluruz ama vazgeçmeyeceğimiz bilinmesini istiyoruz.”
Ayşe Ekici, yakınlarının cenazelerini tabutlar açılmadığı için göremediklerini belirterek, “Biz yavrularımızı aldık mı, almadık mı bilemiyoruz; kim olursa olsun, ufacık bir ihmali olanların cezalarını almalarını istiyoruz, çünkü kendilerinden bir tanesi ölmüyor, bizim 78 canımız kül oluyor” dedi.
“NE ACI Kİ BU ÜLKEDE HEPSİNİ KORUMAK BİZE DÜŞÜYOR”
Faciada oğlunu kaybeden Zeynep Kotan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargılama sürecinin geciktiğini, şu ana kadar iddianamenin hazırlanması gerektiğini kaydetti.
Kotan, bu yetkililerin, bilirkişi raporunda, birinci dereceden sorumlu tutulduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla ilgili zaten verilmiş olan soruşturma izinleri, alınmış olan ifadeler var. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda tam bir garabet bir durum devam ediyor. Tek bir kişi hakkında, emekli bir kontrolör hakkında soruşturma izni verdiler. Danıştay buna itiraz etti ve tekrar değerlendirilmesini istedi. Tekrar bir değerlendirme yapıp aynı kişi hakkında tekrar soruşturma izni verebileceklerini söylediler. Danıştay tekrar buna itiraz etti. Şimdi oradaki sonuç onunla ilgili bekleniyor ama şu anda en azından soruşturma izni verilmiş olanlarla ilgili artık iddianamenin hazırlanıp sürecin başlamasını ve devamının gelmesini talep ediyoruz. Yani aslında bugün hiçbirimizin burada olmaması gerekiyor. Bu zaten devletin kurumlarının sorumluluğu. Ama devletin kurumları nasıl bizim canlarımızı koruyamadıysa, şimdi de adaletimizi sanırım koruyamıyorlar. Ve hepsini korumak bize düşüyor. Ne acı ki bu ülkede hepsini korumak bize düşüyor.”
“ADALETİ SOKAKLARDA ARAMAYALIM”
Yangında kızı ve torununu kaybeden Sema Şahin, “Bu yaşta anne babalar, hepimiz buradayız. Burada adalet arıyoruz. Biz adaletin bir an önce yerine gelmesini, tecelli etmesini istiyoruz. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı iddianameyi yazmadığı için, Turizm Bakanlığı’ndan 9 bürokrat ve Çalışma Bakanlığı’ndan görevlilerin iddianame yazılmadığı için yargılanmaları yapılamıyor. Sonuçta kamu görevi yapıyorlar ve imzalarının arkasında durmaları lazım. Hataları varsa da kabul edip yargılanmalarını istiyoruz. Hepimiz çok üzgünüz. Adaleti sokaklarda aramayalım. Bir an önce tecelli etsin istiyoruz. Ben iki canımı kaybettim, 78 canın hepsi de benim canımdır” diye konuştu.
“YAZIKLAR OLSUN Kİ ADALETİ ARAMAK İÇİN BUNLARIN PEŞİNDE KOŞUYORUZ”
Yangında kızı, damadını ve torunlarını kaybeden Şaban Filiz, 620 gündür adalet aradıklarını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
“Benim gibi bir insanın bu yaşta bu ülkede adalet araması çok vahim. Bunların bir an evvel yargılanması için, bir an evvel adalet önüne çıkarılması için mücadele veriyoruz. Benim bir şey anlamadığım taraf, bu ülkede adaleti benim arayacağım yerde devletin araması gerekir. Bu devletin birinci görevi. Ben 60 seneye yakın ticaretle uğraşıyorum ve yıllardan beri büyük vergiler veriyorum bu ülkeye. Ama yazıklar olsun ki bizi böyle adaleti aramak için bunların peşinde koşuyoruz.”
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Danıştay’ın kararına rağmen hala iddianame yazmadığını aktaran Filiz, “Cumhuriyet Savcılığı hala herhangi bir şey yapmadı. Niye bunlar yargılanmıyor, niye yargının önüne çıkarılmıyor? Buradaki sorunlar belli. Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve bunların altında çalışan memurların sorumlulukları var. Bu ülkede esas sorumluların yargılanması lazım. Alt kademelerin yargılanması bizi tatmin etmez. Adaletin peşinde sonuna kadar gideceğiz, bırakmayacağız. Gecikmiş adalet, adalet değildir” dedi.
“78 CAN İÇİN ADALET İSTİYORUZ”
Faciada kızı, damadı ve torunlarını kaybeden Ayla Filiz de “Sorumlu olan kamu personelinin en kısa zamanda adalet önüne çıkarılmasını ve yargılanmasını istiyoruz. Adalet istiyoruz; çocuklarım için, torunlarım için, 78 can için adalet istiyoruz. Mücadelemiz adalet sağlanıncaya kadar devam edecek” diye konuştu.
Gündem Yalova, “Termal Şehirden Taze Gündem” anlayışıyla şehirden yükselen en güncel gelişmeleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Yalova’nın nabzını tutan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap